Sayfalar

tarifler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarifler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2015 Perşembe

Bezelyeli Rezeneli Buğday Risotto


Risotto daha önce evde denemediğim bir tarif, geçenlerde internette gezerken yine yabancı bir blogda gördüm bu tarifi, içeriği incelerken bir de baktım ki buğday ile yapılmış. Evde risotto pirinci bulunmayanlar için hem harika bir fırsat hem de buğday besin değerleri açısından çok daha zengin bir alternatif olduğu için neden olmasın dedim!! Zaten buğdayı salata ya da çorbalarda çok seven biri olarak sonuç ne kadar kötü olabilirki diye düşündüm :))


Blogda bulduğum bu tarifte rezene yerine ıspanak vardı sanırım ama ben evde kullanmam için beni bekleyen koca bir demet rezeneyi buzdolabında daha fazla bekletmemek için bu şekilde denedim. Sonuç muhteşem oldu diyebilirim, hatta eşim ve ben bu lezzete bayıldık, sanırım sıklıkla bizim mutfakta yapılacak bir tarif oldu. Bir sonraki denemelerde içerik de değişecek, bu tarifi bulduktan sonra Refika Birgül'ün de bulgurlu risotto tarifine denk geldim, o da en kısa zamanda denenecek inşallah :) Bulgur ya da buğday hiç farketmez hangisini denerseniz deneyin ama evde risotto yapıp yiyebilmenin keyfine varın en kısa zamanda...:)

Hepinize afiyet olsun.

12 Mayıs 2015 Salı

Nohutlu Ekşili Köfte


Bu aralar havaya ayak uydurmak imkansız, bir bakıyorsunuz yağmur bastırıyor hem de öyle yaz yağmuru falan da değil bildiğiniz sağanak kış yağmurlarından arkasından da yazı aratmayacak sıcaklıkta bir gün yaşıyoruz. Hal böyle olunca havaya ayak uydurmak imkansız hale geliyor, bazen ne giyecegimi şaşırıyorum, ama çok sıcak havayı sevmeyen biri olarak halimden de memnunum aslında...

Tek sorun, sürekli bir koşuşturmaca halinde olduğum için bloga çok fazla vakit ayıramıyorum, hatta instagramda bile gezemiyorum eskisi gibi...Önceden sık sık kimler neler yapmış diye günde kaç kez uğrardım :) Neyse, ne yapalım şimdilik tempo yoğun önemli olan sağlığımız yerinde olsun, ağzımızın tadı bozulmasın hiç...

Tarife gelince, çok pratik ve klasik ama bloga uğramak için bahane yaratıp fotoğraflamıştım, iyi ki de yapmışım...:) Biz çok severek tüketiyoruz nohutlu ekşili kofteyi, denerseniz umarım siz de beğenirsiniz...

Hepinize afiyet olsun.

4 Mayıs 2015 Pazartesi

Çağlalı Bakla



Baharın gelişiyle en sevdiğim sebzeler ve meyveler mutfakta yerini aldı, herşeyin o kadar güzel ve taze olduğu bir dönemdeyiz. Bu sıralar baharın lezzetlerinden baklayı sıklıkla yapıyoruz, özelikle de çağla ile...

Yaklaşık 4-5 sene önce Kaz Dağları'nda yaptığımız tatilde keşfetmiştik bu lezzeti ve o günden beri çağlayı sadece meyve olarak değil sebzelerle de pişirerek tüketiyoruz. Denemek isteyenlere şiddetle tavsiye ederim çünkü çağla ve bakla gerçekten birbirine çok yakışan bir ikili...Bizim bu aralar çok severek yediğimiz bu lezzetli tarifi deneyenlere de şimdiden afiyet olsun.

23 Nisan 2015 Perşembe

Madlen Kek


Neredeyse blogu açtığım zamanlardan beri hep aklımda olan klasik bir tariftir bu Fransızların meşhur "madeleines" yani madlen keki...Tarif çok basit ve klasiktir ama önemli olan şu fotoğrafta gördüğünüz madeleines kalıbınız yoksa kendinizi tatmin etmek için muffin kalıplarında da yapsanız yine de çok mesut olmazsınız...


Yıllardır aramama rağmen maalesef ülkemizde karşıma çıkan benzerleri genellikle silikon kalıplar, ve maalesef bana doğal gelmediği için fırında ya da ısıl işlem görebilecek herhangi bir gıda malzemesi için bu tarz ürünlere şiddetle karşıyım, teflon ya da diğer yanmaz yapışmaz ürünler de ne kadar sağlıklı o da ayrı bir tartışma konusu tabii ama yine de silikon kelimesi bile beni fena yapıyor...Bu madlen kalıba böylesine takıp araştırmışken yurt dışı seyahatlerinde neden aklıma gelmedi ya da karşıma çıkmadı hiç bilmiyorum...


Ama geçenlerde instagram da hem galerisini hem de Evim dergisindeki her ay hazırladığı harika konseptleri severek takip ettiğim sevgili Nur bana sürpriz yaptı, Amerika' dayken eşine sipariş vermiş benim için bu kalıplardan, ve bu sürpriz beni o kadar mutlu etti ki hemen klasik bir madlen tarifini denemek istedim. Lezzeti tabii ki muhteşem oldu, madlen keki hazırlamak zaten çok pratik sadece birkaç püf noktasına dikkat ederek çayınızın ya da kahvenizin yanında enfes bir lezzet tatmış oluyorsunuz...Bu kaliptan siz de yoksa üzülmeyin yine de bu tarifi mini muffin kalıplarında denemenizi tavsiye ederim. Bu madlen kek kalıp olmasa bile her evde en azından bir kez mutlaka denenmeli...

Hepinize afiyet olsun.

15 Nisan 2015 Çarşamba

Tahinli Kek







Geçen hafta instagram da paylaşıp pazartesi günü tarifini paylaşacağıma söz verdiğim bu tahinli kek benim canım kardeşimin çok lezzetli yaptığı tariflerden biri, kardeşim diye söylemiyorum yaptığı her tarif lezzetlidir, mutfağı ve yemeyi o da çok sever, uzakta da olsak telefonla konuşurken bazen sorarız birbirimize akşam menülerini, ya da değişik bir tarif denediysek mutlaka detaylı anlatıp paylaşırız. Bu kekin tarifini internetten bulup not etmiş kardeşim, ailece tahini de çok severiz zaten, geçenlerde ben de tarifin hepsini not edip Hera için deneyince paylasiyim dedim.


Tahinden dolayı kekin muhteşem bir dokusu ve aroması oluyor, özellikle çay saatinde sevdiklerinizle yiyebileceğiniz çocuklara da rahatlıkla yedirebileceginiz muhteşem bir lezzet. Bütün tahin severlerin mutlaka denemesini tavsiye ederim.

Hepinize afiyet olsun.

5 Nisan 2015 Pazar

Nohutlu Isırgan Otu Çorbası



Bu arada, bu otu taze olarak semt pazarlarında kolaylıkla bulabilirsiniz. Biz bu aralar bu çorbayı çok sık tüketiyoruz. Hem lezzetli hem de şifalı...Yemek olarak çocuklara yedirmek biraz zor olabilir, o nedenle çorbasını yaparsanız onlar da severek tüketirler. 

Arzu ederseniz bu çorbaya krema da ilave edebilirsiniz. Ama önce bu lezzetli tarifi yapılacaklar listenize koyun ki, şifa içeren bu lezzeti en kısa zamanda siz de deneyin. 

Hepinize afiyet olsun. 

23 Mart 2015 Pazartesi

Ballı Kefirli Ekmek


Evde ekmek yapmak ayrı bir tutku, geçen yaz Bozcaada tatilinden sonra keşfettim evde ekmek yapabilmenin keyfini...Fırınınızdan çıkan en lezzetsiz ekmek bile sizin emeğinizin ve saatler süren mayalanma sürecinin sonucu olduğu için gözünüze damağınıza güzel gelebiliyor...

Bir de bu işi çok büyük tutkuyla yapan, yaptığı ekmekleri sanata dönüştüren insanlar var, bunlardan birkaçını instagramda da takip ediyorum, öyle muhteşem ekmekler yapıyorlar ki o fotoğraflara bile bakmaya doyamıyorum :) Ama maalesef ben geçen yazın sonunda ekşi mayama gereken özeni gösteremediğim için bozuldu ve ekşi mayalı ekmek yapmaya bir süre ara vermiştim. Ama bu arada internette de kısa zamanda lezzetli ekmek yapabilmenin yollarını da araştırıyorum sık sık, işte böyle araştırırken yabancı bir blogda karşıma çıktı bu tarif, çok emin olmayarak hatta sonuçta çok kötü bir ekmek çıkabilir düşüncesiyle denedim bu tarifi...


Ama sonuç muhteşem oldu, uzun zamandır da sıklıkla yapıyorum, hatta biz ailece bu ekmeğin müptelası olduk. Normalde minimum düzeyde ekmek tüketen bir aile olarak, bu ekmek için evde yarışır hale geldik, hatta Hera kendi yediklerinin dışında bir de bizim dilimlere göz koymaya başladı. Bu postu yayınlarken de şu an o muhteşem kokusu geldi burnuma, yarın tekrar yapayım en iyisi :)


Ekmek deyince yapılışı hiç gözünüzü korkutmasın, bu kadar kısa sürede elde edebileceğiniz en lezzetli ekmek diyebilirim, hatta ekmek yapma makinasında da deneyebilirsiniz belki, ben fırında standart bir kek kalıbı ile pişiriyorum, ilk günün sonunda buzdolabında muhafaza edip ertesi gün hafif kızarttığımda çok daha lezzetli oluyor.

Neyse, çok uzatmadan yine tarife geçeyim hemen, en azından bir kez denemenizi tavsiye ederim, eminim çok seveceksiniz.

Hepinize afiyet olsun.

18 Mart 2015 Çarşamba

Karamel Soslu Elmalı Pay


Yine uzun bir ara verdim, bloguma uğrayamadım bile :( Son zamanlarda çok yoğun bir tempoda sürekli bir koşuşturma halinde olunca eşim de ben de kısa bir tatil yapalım dedik, kısacık da olsa çok iyi geldi bünyemize :) Bu sırada internet ve instagram detoksu da yapmış oldum bahaneyle, blogumu tabii ki özledim ama sanal ortamdan uzak kalmak da iyi olmadı değil, hele instagram o kadar tehlikeli ki, insan her beğendiği tarifi deneyip tatmak isteyince kilo üstüne kilo ekleniyor haliyle :)


Neyse bu tatilden ruhen bedenen biraz da olsa deteokslanip döndükten sonra hemen mutfakta buldum yine kendimi, nereye gidersem gideyim en özlem duyduğum tarifleri denerken yorgunluğumu, stresimi en iyi attığım yer burası...Bu tarife gelince, aslında annemin çocukluğumuzdan beri yaptığı bir tart tarifi bu, ben sadece Hera için daha sağlıklı olsun diye beyaz un yerine tamamını tam buğday unundan yaptım, üzerine de çok az karamel sos ile servis edince lezzeti iyice katlandı.


Baharın gelişiyle yeni meyvelerde raflarda yerini alırken, lezzetli elmalarda henüz bitmiş değil, bu çok pratik ve leziz tarifi mutlaka deneyin, ister çayınızın yanında ya da kahvenizle birlikte bir dilim yiyerek kendinizi şımartmayı da ihmal etmeyin.

Hepinize afiyet olsun.

22 Şubat 2015 Pazar

Tahinli Pekmezli Muzlu Muhallebi


Geçtiğimiz hafta ülke olarak öyle kötü bir habere uyandık ki; içimden ne tarif yayınlamak ne de fotoğraf çekmek geldi...Evet, hepimizin içini acıtan, hala aklımdan çıkaramadığım, bir kız çocuğunun annesi olarak kendimi hem onunla hem de ailesiyle sürekli empati kurarken bulduğum Özgecan Aslan cinayetinden bahsediyorum. Bu ülkede hepimiz tanık oluyoruz kadın cinayetlerine ve şiddetine, ama belki Özgecan birşeylerin değişmesi için ilk adım olacak, ne unutulacak ne de bu vahşeti unutturacak...

Güzel hayalleri ve hedefleri olan genç bir kızın vahşice katledilmesine ve suçluların kan donduracak cinsten verdiği ifadelere tanık olduk günlerce...Bugün Ayşe Arman'ın babasıyla yaptığı röportajı okudum, duruşuna hayran kaldım ve belki de babasının söylediği gibi bir misyonu vardı Özgecan' ın bu hayatta, geldi, görevini yaptı ve gitti...Umarım kadın şiddeti ile ilgili duyacağımız sonlardan biridir, bu acı olay birşeylerin değişmesine sebep olur mu bilmiyorum ama artık değişmeli kadına bakış açısı, davranış biçimi bu ülkede...

Umarım çocuklarımızın özellikle de kız çocuklarımızın önünde güzel günler olur, bizim yaşadığımız taksiye, toplu taşıma aracına tek başına binme, tenha sokaklarda yürürken sürekli arkayi kontrol etme, gece dışarı çıkınca çantada biber gazı bulundurma korkularını yaşamazlar artık...Korkuların, vahşetin son bulması dileğiyle...


Bu tarife gelince, yine Hera için araştırırken sanırım Tefal'ın sayfasında rastlamıştım, biraz tarifi kendimize göre değiştirdim, ama şeker oranı düşük çok sağlıklı ve lezzetli bir muhallebi çıktı ortaya. Tahin de muhteşem yakıştı muhallebiye diyebilirim. Denerseniz, eminim çok seveceksiniz...

Şiddetin, vahşi cinayetlerin son bulduğu güzel günlere inşallah...

8 Şubat 2015 Pazar

Ihlamurlu İrmik Helvası


Yine bildiğimiz bir tatlı tarifi var sırada, ama bu defa 24 Kitchen'da izlediğim sevgili Maksut Aşkar'ın yorumuyla farklı bir boyuta taşınmış lezzeti ile Ihlamurlu irmik helvası...Eğer evdeysem ne gün içinde ne de akşam saatlerinde televizyon izlemiyorum, eskiden takip ettiğim birkaç dizi vardı, son bir iki yıldır dizilere de takilmamaya çalışıyorum. Normal bir günde bile zaman yetmezken, televizyonla kısıtlı bir zamanı öldürmek isteyeceğim en son şey olurdu herhalde, üstelik son zamanlarda eğlence adı altındaki yarışma ve programlardan bahsetmek bile ürkütücü geliyor bana, özellikle gençleri çok farklı bir yöne çeken eğlenmek adı altında adeta uyuşturan bu programları izlemesek de görüntülerini her an sosyal medyada görebiliyoruz malesef...


Neyse, geçen akşam okuduğum bir kitaba ara verince, arada bir izlediğim kanal 24 Kitchen'a bakiyim dedim ve Maksut Aşkar'ın Neolokal Mutfağı adlı programa denk gelince çok sevindim, çünkü onun bizim geleneksel mutfağımıza eklediği farklı yorumları ve lezzetleri çok seviyorum, hem mutfakta çok önemli püf noktalarını paylaşıyor hem de klasik tarifler onun yorumuyla farklı bir boyuta taşınıyor. Bu irmik helvasını da o programda izledim ve hemen not aldım. Uzun zamandır irmik helvası yapmadığım için zaten özlemişiz, bir de ihlamurun verdiği aroma ile lezzeti muhteşem oldu tabii. Siz daha önce denediniz mi bilmiyorum, ama cevabınız hayır ise bu haliyle denemenizi mutlaka tavsiye ederim, eminim çok seveceksiniz...:)

Hepinize afiyet olsun.

28 Aralık 2014 Pazar

Vişne Soslu Damla Sakızlı Muhallebi Pasta



Geçen hafta instagramda kısaca paylaştığım bu pratik tatlının tarifini blogda da yayınlamak istedim, hem çok pratik hem de çok hafif olduğu için çabucak bitirdik :) Hera damla sakızlı muhallebiyi çok sevdiği için bir de derin dondurucuda yazdan kalma vişne stoğunu biraz azaltmak için bu pratik cheesecake görünümlü muhallebi pastayı hazırladım.



Tarifi çok pratik bu tatlının lezzeti gerçekten muhteşem, onun için hemen tarife geçeyim siz de en kısa zamanda mutlaka deneyin.

Hepinize afiyet olsun.

2 Kasım 2014 Pazar

Yeşil Mercimekli Pancar Salatası


Nasıl da özlemişim kış sebzelerini...Pancar da bunlardan sadece biri, ama yine en sevdiklerim arasında. Herşeyden önce elimde, mutfak tezgahında bıraktığı o rengine aşığım, faydalarını zaten yine saymakla bitiremeyiz. Bu kadar şifalı bir sebzeyi kesinlikle mutfakta bulundurmalıyız. Pancardan harika salatalar üretmek de mümkün.



Sanırım, genelde en çok sarımsaklı ve sirkeli salata olarak tüketsek de ben çiğ halini de çok seviyorum. Öğle saatlerinde kendim için yaptığım bol yeşillik içeren bir salataya pancarı çiğ olarak rendelediğimde müthiş bir lezzet katıyor o salataya. Yine böyle bir salatayla insan kendini daha enerjik ve tazelenmiş hissediyor bence. Ben bu şekilde tüketmeyi çok sevsem de Hera bu lezzete çok da alışamadı. Bebekken yemeklerinin yanında buharda pişirilmiş pancar dilimlerini çok sık koyardım, sanırım damağı bu lezzete alışmış kesinlikle Hera için pancar haşlanmış ya da buharda pişirilmiş olacak. Eee, tabii biz annelerin görevi böyle şifalı besinleri çocuklara daha çok sevdirmek ve yanında besin değeri yüksek farklı bir gıdayı da tüketmesini sağlamak.



Ben de bu defa pancarlari haşlayıp yine çok faydalı yeşil mercimekle bir araya getirerek basit ama hem çok lezzetli hem de çok sağlıklı bir salata hazırladım. Bu arada bu kadar faydalarından bahsediyoruz, pancarın sap kısımları da müthiş bir besin deposu, ben bu defa onları da atmaya kıyamadım ve biraz haşlayıp bu salataya ekledim. Bir de Hera evde yaptığımız turşuları çok sevdiği için biraz turşu da ekledim ama siz kapari de koyabilirsiniz o da çok yakışır. Sos olarak da sirke veya nar ekşisi kullanabilirsiniz. Böyle pratik bir salata hem sizin için hem de evdeki ufaklıklar için çok sağlıklı, biz çok sevdik denemenizi tavsiye ederim.

Hepinize afiyet olsun.

28 Ekim 2014 Salı

Kestaneli Hurmalı Toplar


Yılın bu zamanında en sevdiklerimdendir kestane, sadece kestane kebap olarak değil farklı tarifler içindeki lezzetine de bayılıyorum. Mesela, dün öğrendim Bursa'da tarhana çorbasının bile içine konuyormuş, eminim çok da lezzetli oluyordur. Besin ve vitamin içeriği olarak çok faydalı olmasının yanında, sanırım içine girdiği tüm tariflerde de bir lezzet patlaması yapıyor.


Ben de dün bu kestanelerle farklı bir tarif denedim, inanılmaz lezzetli oldu. Herşeyden önce içinde hiç şeker ve yağ olmaması harika, böylece çocukların da rahatlıkla tüketebileceği muhteşem bir enerji ve besin deposu aynı zamanda. Sadece kestane değil içindeki hurmanın da faydalarını anlatmakla bitiremeyiz zaten. Ben lezzetini biraz daha arttırmak için, tabii kahvenin yanında kendimi de şımartmak adına, içine biraz kakao ve tarçın ekleyip bütün topları kakao ile kapladım.

Yani, o kadar lezzetli oldu ki, bunu mutlaka denemeniz lazım, biz hepsini tükettik bile...Ama bu hafta tekrar yaparım, hatta bundan böyle chocolate truffle yapmaya bile gerek kalmadı, bu çok sağlıklı, lezzetli ve pratik tarif varken kahvemin yanında da başka birşey aramam. Bu arada, tarif pratik ama tek uğraştırıcı tarafı haşladığınız kestanelerin kabuklarını soymak olur, ama böyle bir lezzet için ona da katlanmak gerek :)

Neyse, ben çok fazla uzatmadan hemen tarife geçeyim, siz de en kısa zamanda bu tarifi deneyin, çocuklarınıza yedirin, sevdiklerinize ikram edin.

Hepinize afiyet olsun.

17 Ağustos 2014 Pazar

Lorlu Patlıcan


Sevgili eşim karnıyarığı çok sever, ben de patlıcanların en lezzetli olduğu dönemde özellikle fırında yaparım. Geçenlerde buzdolabında çok lezzetli patlıcanlar beni bekliyorlardı karnıyarık olmak üzere, ama la cucina italiana dergisinin eski sayılarını karıştırırken birden gözüme Aydan Üstkanat'ın bu tarifi çarptı, lezzetli olacağını bildiğim bir tarif görünce de aklımda duracağına midemde olsun mantığıyla yine mutfağın yolunu tuttum...

Patlıcan ve lor çok sevdiğim ikili bir arada, bu tarif bir de çok pratik hem de alternatif bir lezzet arayanlar için de ideal. Tabii, eşim bunu yapacağımı öğrenince önce ' Ya karnıyarık yapsaydık bildiğimiz usulde ' dedi ama fırından çıkan bu lezzetin tadına bakar bakmaz da 'ben buna bayıldım kesinlikle bundan isterim hep' diye kararını değiştirdi hemen, neyse ki her türlü lezzete açık olduğu için mutfakta sorun çıkarmaz hiç sağolsun ;)

Bu tarife gelince, çok pratik ve hafif bir tarif, kesinlikle denemenizi tavsiye ederim. Tarifin orjinalinde biberiye vardı ama ben onun yerine patlıcanlı yemeklerle neredeyse özdeşleştirdiğim reyhan kullandım. Bu tarifi, lezzetli patlıcanlar sona ermeden mutlaka deneyin derim ;)

Hepinize afiyet olsun.

3 Ağustos 2014 Pazar

Kakaolu Dondurma


Bayram ve tatil derken yine bloga ara verdim, ama bu tatilde yeni tarifler için enerji topladım...Mutfağı ne kadar çok sevsem de zaman zaman ara vermek gerekiyor ki yeni tarifler ve lezzetler için bünyeye heyecan ve enerji lazım...



Bu kakaolu dondurmayı da tatile çıkmadan önce denemiş, yayınlamaya fırsat bulamamıştım. Takip edenler biliyor artık, bizim evde hazır dondurma tüketilmiyor, Hera' da her çocuk gibi dondurmaya düşkün olunca bana da yeni tarifler denemek düşüyor hep. Daha önceki dondurma tariflerinde belirttiğim gibi gerçek dondurma için hakiki salep ve mandıra sütü gerekiyor. Bu ikisini temin ettiğinizde kalan malzemeler sizin yaratıcılığınıza kalıyor...

Çikolatalı dondurmayı sevmeyen yoktur ama Hera şimdilik çikolata tüketmediği için evde özel tarifler için bulundurduğum çok lezzetli kakao ile çikolatalı dondurma lezzetini yakaladım bu defa. Kıvamı muhteşem oldu, kaliteli bir kakao ile çikolatalı dondurma lezzetinde ve salep ile gerçek dondurma aromasını yakalamak çok zor değil.

Neyse, ben çok da uzatmadan tarife geçeyim, siz de bu muhteşem ve pratik dondurmayı mutlaka deneyin.

Hepinize afiyet olsun.

24 Temmuz 2014 Perşembe

Zeytinyağlı Barbunya


Bu tarifi paylaşırken çok tereddüt ettim, sonuçta sadece zeytinyağlı barbunya...Herkesin gayet iyi bildiği ve bu mevsimde sık sık tükettiği klasik bir lezzet. Ama işte o fotoğraf çekme tutkusu var ya, bir de barbunyanın o muhteşem kokusu mutfağı da sarınca, yok dedim klasik de olsa mutlaka paylaşmalıyım diye düşündüm.



Birçoğunuz eminim zaten biliyorsunuz böyle bembeyaz, sakız gibi barbunya pişirmenin püf noktalarını, ama bilmeyenler için yine de paylaşmak gerek...Ben barbunyayı pişirmeden önce 5-6 dakika kadar haşlıyorum ki, siz de farkedersiniz barbunyayı süzgeçten geçirdiğinizde oldukça kararmış bir suyla karşılaşıyorsunuz.

Pişerken de biraz limon suyu sıkıyorum, hem lezzetli hem de kararmadan pişiyorlar. Neyse, çok uzatmadan tarifi paylaşayım. Zaten, bu aralar iyice çoğaldı barbunyalar, besin değeri de oldukça yüksek bu sebzeyi özellikle çocuklara da sevdirmeliyiz ve sık sık tüketmelerini sağlamalıyız.

Hepinize afiyet olsun.

15 Haziran 2014 Pazar

Çilekli Dondurma Tarifi


Dondurma tariflerine devam ediyorum, çilekli donmuş yoğurt tarifinin ardından bu defa doku olarak daha yumuşak ve kremalı lezzet olarak da biraz daha tatlı olan çilekli dondurma tarifi var.



Yine çok kolay bir tarif, 3 - 4 malzeme ile çabucak hazırlayıp, dondurup taze taze tüketebilirsiniz. Dondurma makinası da şart değil ilk 4-5 saat boyunca saat başı derin dondurucudan çıkarıp çırpıcı ile karıştırıp tekrar koyun, bu kadar basit...



Ben Hera'nın daha keyifle yemesi için stick olarak da dondurdum, böyle yemeye bayılıyor çünkü...:) Neyse, bu tarifi de önümüzdeki sıcak günlerden birinde çilekler de böyle lezzetliyken mutlaka deneyin.

Hepinize afiyet olsun.

8 Haziran 2014 Pazar

Tarçınlı Kakuleli Çörekler


Havalar malumunuz, yaz aylarında sonbaharı yaşıyoruz sanki...Bugün dışarıda hem yağmur hem de resmen sonbahar serinliği vardı, şöyle sadece tshirt veya kolsuz birşeyler giyip ayağıma da espadrilleri geçirip çıkamadım sokağa. Artık havanın etkisinden sanırım, yapmayalı da uzun zaman olduğu için tarçınlı çörek yapma niyetine girdim.


Yabancı bir blogda tam istediğim gibi bir tarif de buldum, bu rulo çörekler İsveç mutfağının lezzetlerinden dolayısıyla internette bir sürü tarifi var, ve guvenilir bir tarife ulasmak icin uzun zamandir notlar aliyordum, bu çörekleri çok seviyorum Stockholm'de kaldığımızda da her sabah bu çöreklerin kokusuna uyanıyorduk otelde. Aslında bu lezzet bana hep yılbaşı zamanlarını hatırlatır, içindeki tarçının büyülü aromasından dolayı...


İşte bu yağmurlu havalar beni iyice kış mevsimine götürdü galiba, o sabah evdekiler uyurken erkenden kalktım parmak uçlarımda hiç ses çıkarmadan ivedilikle hazırladığım mayalı hamurumla aşk yaşarken, Hera uyandı ve tabii tarçınlı çörek yiyeceğini öğrenince çıldırdı. Bir yandan da ona beklemeyi ve sabretmesini öğretmeye çalışıyoruz ya, artık ne kadar başarılı oluyoruz bu konuda bilemiyorum ;))

Neyse, çörekleri tam fırından aldım, kahveyi hazırlarken yağmur iyice şiddetlendi, ah bu çörekler öyle bir havada kahvemin yanında tam da aradığım şeymiş, malum hava şartları nedeniyle yeterince gün ışığından faydalanamadığım için fotoğraflar pek iyi değil, ama siz elinizi çabuk tutun bu lezzeti garanti olan tarifi mutlaka deneyin. Kendinize bir fincan kahve, çocuklara da bir bardak ılık süt koyarsanız, oh sizden mutlusu yok artık...;)

Hepinize afiyet olsun.

1 Haziran 2014 Pazar

Damla Sakızlı Dondurma


Yağmurlardan önceki hafta sıcak hava beni biraz bunalttığı için, ben de dondurmaya sarıldım, çünkü benim için dondurma yazın serinlemenin en keyifli yolu...eh, bir de bunu kendi evinizdeki malzemelerle yapınca çok daha lezzetli oluyor. Yaz geldi ya, sokakta, alışveriş merkezlerinde çocukların elinde hep o dondurma, doğal olmayan bir beyaz renkte ve köpük kıvamında bir dokuyla...Bu dondurmayı üretenler de malum hepinizin çok yakından bildiği fast food zincirlerinin top isimleri...

Sadece son 15 günde bile kaç çocuğun elinde gördüm o krem şanti kıvamındaki dondurmadan ben bile sayamadım, asıl şaşırdığım şey, çocukların yanında anne babalar da zevkle tüketiyor bu dondurmayı sanki çok lezzetliymiş gibi...Hayır, kimse kusura bakmasın, üniversite yıllarında ben de alıyordum bu dondurmayı bazen ve o zaman bile hiç beğenmiyordum lezzetini. Burada söylemek istediğim şey, zamanla yerine oturabilecek bir damak algısının yanında, insan çocuk sahibi olunca biraz daha bilinçlenmeli bence...Şu an tükettiğimiz hiçbir gıda doğal değilken, herşeyin tohumu bile işlenmiş ve rafine edilirken, böyle abur cubur ve fast food ürün pazarlayanları daha çok sorgulamak gerekiyor, hele ki söz konusu çocuklarsa...

Biraz fazla tepki gösterdiğimi düşünebilirsiniz ama çocuklar sussun, dışarıda rahat gezelim diye onları oyalamak adına verilen çikolata, şeker ve özellikle o cipslere çok kızıyorum çok!! Anneler var, mağazalarda rahat alışveriş yapabilmek için 3 - 4 yaşındaki çocuğunu aile boyu cips paketini eline vererek zehirleyebiliyor. Amacım, kimseyi eleştirmek değil tabii ki, ama bunun çocuğa faydasını ve zararını düşünerek hareket etmek gerekir diye düşünüyorum. Çocuklarımız bize emanet bu dünyada, dolayısıyla sadece eğitmek, yetiştirmek değil tükettiklerinden de biz sorumluyuz...Ben de dahil, bütün anne babalar bu konuya daha hassas yaklaşmalıyız...



Dondurmaya gelince, hakiki bir dondurmada keçi sütü ve salepin lezzetini ararsınız, bunlar yoksa eğer , o köpük kıvamındaki ve dondurma adı altında pazarladıkları dondurulmuş ürüne hakiki dondurma diyemem...Maalesef bu tür gıdalarla hem çocuklarımızın damak zevklerinin gelişmesine engel oluyor, hem de onların sağlığını riske atıyoruz.

Oysa, o kadar basit ki evde dondurma yapmak...Mandıradan alacağınız hakiki süt ve aktardan alacağınız hakiki saleple harikalar yaratabilirsiniz. İlla ki makinaya da ihtiyacınız yok, biraz kollarınızı çalıştırsanız yeter...Çok da tembel olduk yani teknoloji çağını yaşıyoruz diye...;)

Neyse, ben en son yaptığım, tüm malzemeleriyle hakiki damla sakızlı dondurma tarifini vereyim, bu arada ne zaman bu dondurmayı yesem aklım gider hep Alaçatı ve Çeşme sahillerine...Siz de en kısa zamanda deneyin bakalım bu lezzet sizi nerelere götürecek, ve eminim hakiki dondurmayı bu kadar pratik bir şekilde yapabildiğinize siz de şaşıracaksınız.

29 Mayıs 2014 Perşembe

Kahveli Kakuleli Kurabiye


Nedir bu kakule tutkusu ? Tamam, zaten sevdiğim bir baharat, arada bir mutfakta görmekten hoşnut olduğum da doğru, ama Stockholm seyahatinden sonra bu baharat biraz saplantı oldu bende...Evde kahveye, kurabiyeye, tatlıya azıcık da olsa ilave ediyorum hep ve baharat çekmecesinin olmazsa olmazlarından kendileri...O çekmeceyi ne zaman açıp o muhteşem aromayı içime çeksem İsveç 'in dar ama lezzet kokan sokakları geliyor aklıma...


Tabii, oralarda kakule çok sık tüketildiği için toz olarak öğütülmüş haliyle de satılıyor, ama ben buralarda maalesef kakule tozu bulamadım. Neyse, bahsetmiştim sanırım geçenlerde çok sevdiğim memleketimde sevdiklerimle güzel bir tatil yaptım diye, ahh işte o tatilde aklıma nerden geldiyse kardeşime telefon ettim, gelirken aktara uğrayıp bana kakule alırmısın diye, ama benim gözüm aç ya çok olsun da hepsini aynı anda robotta öğütürüm, uzun bir süre de rahat rahat kullanırım diye taktım bir kere...Kardeşim de yazık almış sağolsun istediğim miktarda, ama aktardakiler dayanamayıp 'bu kadar kakuleyi ne yapacaksınız ' diye sormuşlar meraklı bakışlarla, kardeşim de başlamış açıklamaya 'ben kendime almıyorum, ama kurabiye ve kek için istediler galiba' diye söylenerek atmış kendini dışarı, eh haklılar, adamlar kakule ticaretine başladık zannetmişlerdir artık :) neyse ki, kardeşim benim bu hallerime alışkın, aklıma koyduğumu tutturunca böyle abartabiliyorum bazen...:)



Ayy, işte ben o kakuleleri günlerce robotta öğütmekle kalmayıp, bir de döverek ezmekle uğraştım...Aman, ne eziyet, ama vakumlu bir kavanoza yerleştirdim ve gözüm gibi bakıyorum onlara, hatta bazen kahveme ekliyorum, inanılmaz lezzetli oluyor. Sanırım, kahve ve kakule ikilisini de çok sevdiğim için geçen hafta bu lezzetli kahveli kakuleli kurabiye tarifini denedim ve çok sevdim.

Fotoğraflar biraz aceleye gelse de siz de bu lezzeti mutlaka deneyin. Süt veya kahve ile çok severek yiyeceğinize eminim.

Hepinize afiyet olsun.